You are currently browsing the archives for Aralık, 2011.

Toprak

05 Aralık 2011 // Posted in Genel  |  No Comments

Sen hiç hayata küstün mü?
Küsme.
Bırak içindeki tüm endişeleri, mutsuzlukları toprak alsın götürsün.
Derin bir nefes al ve doğayı dinle.
Huzuru hisset.
Gülümse

Can

(13 Mayıs 2011)

Salacak

05 Aralık 2011 // Posted in Genel  |  No Comments

Kızkulesinin ev sahibi, üsküdar ın eşsiz mekanı, Salacak. Sabah saatlerinde martılarla uyanıp koşuya çıkan tombik teyzelere, amcalara rastlanır. İşe giden insanlar belirir daha sonra. Kiminin elinde poğaça simit koşuştururlar sahil şeridinde vapurlara doğru. Saat öğlen saatlerini gösterdiğinde güneş tepede havada güzelse okuldan kaçan arkadaş gruplarına, sevgilisiyle buluşan gençlere mekan olur. Akşam üstüne doğru kafa dinlemek için uğrar insanlar çekirdekleriyle. Havanın kararmasıyla romantik sevgililer de çaylarıyla kızkulesini izlerler sarmaş dolaş arabalarında. Sarhoş Salacak müdavimleri ellerinde şaraplarıyla ortaya çıkarlar gecenin ilerleyen saatlerinde. Derken bunlara içi bali dolu torbaları burunlarında kafaları iyi, hayaller dünyasında adeta kaybolmuş sokak çocukları eklenir. Hava iyiyse oradaki çimlerde sabahlarlar ve güneşin ilk ışıkları ile birlikte kaybolurlar. Bu döngü hiç değişmeden tekrar eder salacak sahilinde, evimde.

Can

(27.03.2006 18:16)

Sol Elim

04 Aralık 2011 // Posted in Genel  |  No Comments

Biz insanların içinde var Eşitsizlik. Kendi vücudumuza karşı bile… Bugün keşke sağ değilde sol elim kırılsaydı diye düşündüm. Sağ elim ile yazıyorum, mouse kullanıyorum, yemek yiyorum falan diye nasılda öneme binmiş değerlenmiş kardeşine karşı… yazık sol elime. Oysa ki bugün o da öğrendi mouse kullanmayı, hatta diğer insanların sol ellerine tokalaşmayı öğretti. Utandırdı beni düşündüğümden…

Can

(3 Ekim 2011 Pazartesi, 22:24)

 

 

Sevgili Yaz

04 Aralık 2011 // Posted in Genel  |  No Comments

Ve yaz gider.

Arkasına bile dönüp bakmadan gider.

İlk geldiği zaman nasılda gülümsetmişti oysaki. Sıcaklığı içine işlemişti.

Güne daha mutlu uyanmak demekti yaz.

Şimdi gitti ya, yerini yavaş yavaş kara bulutlar alacak.

Önce fazla koymayacak, ama soğudukça gidişi, için titreyecek. Onsuz üşüyecek ellerin dışarıda.

Plaj havlunu dolaba kaldırmadan son bi koklayacaksın, kokusu olacak üstünde yaz ın.

Gitti ya seni bırakıp, artık geceler daha hızlı gelecek, günler kısalacak, onsuz daha hızlı yaşlanacaksın.

Ama… busefer… giden sadece yaz…

Can

(1 Eylül 2011 Perşembe, 23:56)