Kaçılamayanlar

13 Haziran 2012 // Posted in Genel  

 

Yavaş yavaş bana doğru döndü oturduğu yerden. Beni süzdüğünü fark etmemek mümkün değildi. İşte diyordum kaçınılmaz son yaklaşıyor. Bunun er ya da geç olacağını biliyordum. İçlerinden biri beni fark edecekti, bundan kaçış yoktu. Kalbimin hızlandığını hissettim, olmasın ne olur olmasın diye haykırdım içimden. Yorgun ruhum bunu kaldıramazdı, tek isteğim olan huzur elimden gitmemeliydi. Ben göz göze gelmemeye çalıştıkça yaydığı enerji beni kendisine çekiyordu. Biliyordum ki ağzından çıkacak tek kelime beni içine çekip alacak, kaybolup gidecektim. Kendisine bakmıyordum ama dudaklarının yavaş yavaş aralandığını hissettim. Ve daha fazla tutmadı kendini, açılışı yaptı…

-Evladım geçmiş olsun ne oldu?

Hikayenin bundan sonrası üniversiteye giden torunları, ah bu çocukların çektiği sınav stressleri, kaynısının yeğeninin başına gelen kırık çıkık vakaları, kendisinin kalp şeker tansiyon hastalıkları, ilaçlar ilaçlar ilaçlar, yıllardır deneyim kazandığı hastaneler ve daha niceleri ile devam etti.

Selamlar olsun hastane demirbaşı teyzeler.

29.05.2012 (Haydarpaşa Numune Hastanesi)

This entry was posted on 13 Haziran 2012 at 13:04 and is filed under Genel. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply (name & email required)